Rusya’ya karşı yaptırımlar
Küresel alandaki rekabet, menfaat çatışmaları ve siyasi politikalardaki uyuşmazlıklar ülkelerin birbirine karşı yaptırım uygulamaları sonucunu doğurur. Bu yaptırımlar bir kişiye, bir gruba, bir ürüne karşı uygulanabildiği gibi, doğrudan doğruya bütün ülkeye karşı da uygulanabilir. Çeşitli sebeplerle Amerika Birleşik Devletleri tarafından Kuzey Kore ve İran gibi ülkelere yapılan yaptırımlar doğrudan doğruya tüm ülke üzerinde uygulanmaktadır.
Günümüzde özellikle Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği Ülkeleri ve İngiltere’nin farklı gerekçelerle Rusya’ya yönelik uyguladığı hukuki ve ekonomik yaptırımlar, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu birçok ülkenin Rusya ile olan ilişkisini etkilemiştir. Bu yazımızda Rusya üzerinde uygulanan yaptırımlara ve bu yaptırımların Türk şirketlerinin üzerindeki etkisi üzerinde yoğunlaşacağız.
Rusya’ya Avrupa Birliği Tarafından Uygulanan Yaptırımlar
Rusya’ya karşı Avrupa Birliği tarafından uygulanan yaptırımlar Avrupa Konseyi tarafından yürütülmektedir. Bu yaptırımlar, Rusya’nın 2014’te Kırım’a olan harekâtından itibaren uygulanmaya başlamıştır. Çeşitli sebeplerle günümüze kadar 11 farklı konuda yaptırım uygulanmıştır. Bu yaptırımlar, sadece ülkeleri değil, kişileri de doğrudan doğruya hedef almaları ile dikkat çekmektedir. Bu yaptırımlar aşağıdaki gibidir: Bu yazımızda Rusya üzerinde uygulanan yaptırımlara ve bu yaptırımların Türk şirketlerinin üzerindeki etkisi üzerinde yoğunlaşacağız.
a) 2014 Yaptırımları
2014 Yılında Rusya’nın Kırım’a yaptığı harekâtından sonra Ukrayna’nın egemenliğinin ihlal edildiği gerekçesiyle birtakım şahıslara ve tüzel kişilere yönelik politik ve iktisadi yaptırımlar uygulanmıştır. Bu şahıslara vize engeli getirilmiş, bu kişilerin ve ilgili tüzel kişilerin malvarlığı dondurulmuş ve AB ile Rusya arasında yapılacak olan siyasi zirveler iptal edilmiştir.
b) Küresel Yaptırımlar
AB tarafından 2018’de “kimyasal silahların ticareti ve yayımı”, 2019’da “küresel siber saldırı” ve 2020’de “insan hakları ihlalleri” sebepleriyle Rusya’daki birtakım şahıs ve şirketlere ilişkin Dünya genelinde malvarlığı dondurma kararı 3 farklı liste şeklinde yayınlanmıştır.
c) 2022-2023 Ukrayna Yaptırımları
2022’de Rusya’nın Ukrayna’daki Donetsk ve Luhansk bölgelerine yaptığı askeri müdahale sebebiyle Avrupa konseyi tarafından çok kapsamlı bir yaptırım paketi uygulanmaya başlanmıştır. Bu yaptırımlar şahıslara, tüzel kişilere ve Rus devlet görevlilerine karşı uygulanmıştır. Bu yaptırım paketi, ilgili şahıs ve tüzel kişilerin malvarlıklarının dondurulması, ticaretinin engellenmesi, bazı ürünlerin ithalat ve ihracatının engellenmesi, vize engelleri, bankacılık faaliyetlerinin engellenmesi gibi yaptırımlar içermektedir.
Bu yaptırımlar sayesinde Hindistan, Çin ve Türkiye gibi coğrafi açıdan önemli birtakım ülkeler, Rusya ile özellikle enerji alanında ilişkilerini geliştirmiştir. Aynı zamanda ihracata ilişkin birtakım uygulamalar bu ülkeler üzerinden yapılarak, yaptırımlar yok sayılabilmektedir. Avrupa Birliği, bu yaptırımları daha fazla ülkenin kabul etmesi amacıyla bir “yaptırım diplomasisi” oluşturma aşamasındadır.
2022-2023 yılları arasında Avrupa Birliği tarafından Rusya’ya uygulanan yaptırımlar aşağıdaki gibidir:
i. Malvarlığı Dondurma ve Seyahat Kısıtlamaları
Bu yaptırımlar Rusya’da devlet başkanları, iş insanları, üst düzey askeri yetkililer ve subaylar, bankalar ve finansal kuruluşlar, savaş sanayii alanında faaliyet gösteren şirketler, havacılık ve gemi üretimi alanında faaliyet gösteren şirketler, siyasi partiler, paramiliter gruplar ve medya organları üzerinde uygulanmıştır.
ii. Finans Sektörüne İlişkin Yaptırımlar
Bu yaptırımlar çerçevesinde 10 farklı Rus bankasına yönelik SWIFT engeli, Rusya’nın AB iktisadi alanına ilişkin engellemeler, Rus Merkez Bankası ile yapılan transferlere ilişkin engellemeler yapılmış ve kripto- para cüzdanlarına ilişkin tedbirler alınmıştır.
iii. Seyahate İlişkin Yaptırımlar
Bu yaptırımlar çerçevesinde Rus menşeili tüm uçakların AB hava sahasına girişi yasaklanmış, AB limanları Rus menşeili tüm gemilere kapatılmış, Rusya menşeili karayolu ticareti engellenmiş, Rus petrolünün denizyolu ile üçüncü ülkelere taşınması yasaklanmış, Rusya’ya havacılık, denizcilik ve uzay alanında kullanılan ürün ve teknolojilerin ihracatı engellenmiş ve Rus diplomat ve iş insanlarına yönelik vize engeli getirilmiştir.
iv. Enerjiye İlişkin Yaptırımlar
Bu yaptırımlar çerçevesinde Rusya’dan yapılan kömür ve petrol ihracatı durdurulmuş, Rus petrolünün deniz yoluyla taşınması halinde tavan fiyatı uygulaması getirilmiş, Rusya’nın enerji ve madencilik sektörlerine yatırım yapılması yasaklanmış ve Rus uyruklu kişilerin doğalgaz depolamasına kapasite getirilmiştir. Petrole uygulanan tavan fiyatı uygulaması ile Rusya’nın milli gelirinin neredeyse yarısını oluşturan petrol gelirleri kısıtlanmıştır. Bu fiyat her iki ayda bir, Rus petrolünün ortalama piyasa fiyatından en az %5 daha ucuz olacak şekilde güncellenmek üzere belirlenmiştir.
v. Savunma Sanayisine İlişkin Yaptırımlar
Bu yaptırımlar çerçevesinde hem sivil alanda hem askeri alanda kullanılması mümkün olan “çift amaçlı ürünlerin” (Dual- Use Goods), drone ve insansız hava araçlarında kullanılan motorların, her türlü amaç için kullanılabilecek silahların ve mühimmatların Rusya’ya ihracatı yasaklanmıştır.
vi. Hammaddelere İlişkin Yaptırımlar
Bu yaptırımlar ile Lüks tüketim mallarının Rusya’ya ihracatı yasaklanmıştır. Bunun yanında demir, çelik, çimento, alkol, sigara, kozmetik ürünleri, mücevher, altın gibi ürünlerin Rusya’dan ithalatı yasaklanmıştır.
vii. Hizmet Sektörüne İlişkin Yaptırımlar
Mimari ve mühendislik alanında Rusya’ya hizmet verilmesi yasaklanmış, bilişim danışmanlığı, hukuki danışmanlık, reklam, anket, piyasa araştırması alanlarında Rus uyruklu kişilere hizmet verilmesi engellenmiştir.
viii. Medya Sektörüne İlişkin Yaptırımlar
Bu yaptırımlar ile Rus devlet haber ajansı Sputnik’e ve çeşitli özel kanallara yönelik yayın yasakları getirilmiştir.
d) 11. Yaptırım Paketi
Avrupa Birliği, üçüncü ülkeler tarafından transit ticaret yoluyla yaptırımların adeta yok sayılmasını engellemek için 15 Mayıs 2023 itibariyle 11. Yaptırım paketini devreye sokmuştur. Bu yaptırım paketi, içerik olarak “çift kullanımlı ürünler”, gelişmiş teknoloji ürünleri ve havacılık sanayii ürünleri gibi ürünlerin üçüncü ülkeler tarafından Rusya’ya ihracatını yasaklama amacıyla hazırlanmıştır. Bu doğrultuda, Rusya’ya ihracatta aracılık eden üçüncü ülkelerin, aracılık etmesini engelleyecek metotlar geliştirilmiştir. Bu metotlar, aracılık eden ülkelerdeki kişi ve kurumlara yaptırım uygulama noktasında toplanmıştır.
Kısaca bu yaptırım paketleri, Avrupa Birliği’nin uyguladığı yaptırımları yok sayan kişi ve kurumlara yaptırım uygulanabilmesinin önünü açmıştır.
e) Avrupa Birliği’nin Yaptırımlarının Türkiye’ye Etkisi
AB tarafından getirilen yaptırımlar teoride üye ülkelerin uygulamasına tabiidir. Ancak pratikte AB üyesi olmayan birçok ülkenin de bu yaptırımları uyguladığı görülmektedir. Bu sebeple AB uyruklu gerçek ve tüzel kişiler doğrudan; bu kişilerin Türkiye’de iştirak edecekleri gerçek ve tüzel kişiler dolaylı olarak yaptırımlara tabi olacaktır.
Türkiye’deki gerçek ve tüzel kişiler Avrupa Birliği’nin yaptırımlarına uymakla yükümlü değildir. Ancak bu kişiler, gelecekte Avrupa Birliği ülkeleri ile kuracakları ticari ilişkilerde sorun yaşamamak için bu yaptırımlarla dolaylı olarak bağımlıdır.
Yaptırımlara konu olan birçok ürün, özellikle Türkiye’nin AB gümrük birliği içerisinde yer alması sebebiyle Türkiye menşeine tabi kılınacak biçimde dahilde işlenerek Rusya’ya ithal ve ihraç edilebilmektedir. Bu bağlamda AB, 11. Yaptırım paketini içinde Türkiye’nin de bulunduğu üçüncü ülkelere yönelik olarak düzenleme yoluna girmiştir.
Rusya’ya ABD Tarafından Uygulanan Yaptırımlar
Rusya’ya karşı ABD tarafından uygulanan yaptırımlar ABD Hazine Bakanlığı bünyesinde bulunan “Yabancı Varlık Kontrolü Daire Başkanlığı (OFAC)” tarafından yürütülmektedir. Bu yaptırımlara uymayanlar para cezası veya hapis cezası ile cezalandırılmaktadır. Ayrıca bu yaptırımlar, sadece ABD vatandaşlarını değil, kendi sınırlarına giren bütün vatandaşları bağlayıcıdır. Bu yaptırımlar aşağıda sıralandığı şekildedir:
a) CAATSA Yaptırımları
ABD’de 2017 yılında yayımlanan “Yaptırımlar Yoluyla Amerika’nın Rakipleri ile Mücadele Hakkında Kanun (CAATSA) ile Kuzey Kore, İran ve Rusya’ya çeşitli yaptırımlar öngörülmüştür. Bu kanun kapsamında siber güvenlik, petrolün işlenmesi ve petrokimya ürünleri, finansal kurum ve kuruluşlar, yolsuzluk ve rüşvetle mücadele, insan hakları ihlalleri, yaptırımların ihlal edilmesi, Rus savunma sanayii ve istihbaratı ile ticari ilişkiler kurulması, ihracat ağları, özelleştirme işlemleri, Suriye’ye silah tedarik edilmesi gibi konularda çeşitli yaptırımlar düzenlenmiştir.
b) Rusya’ya yönelik yaptırımlar
Bu yaptırımlar “Rusya’nın Zararlı Faaliyetleri Hakkında Yaptırımlar” olarak karşımıza çıkmaktadır. Rusya’nın askeri endüstriyel yapısına, Rusya ile yapılan tarımsal ürün ticaretine, Rus Merkez Bankası’na döviz veya ruble cinsinden borç verilmesine, Rusya ile muhabir banka ilişkisi kurulmasına yönelik olan bu yaptırımlar aynı zamanda bu yaptırımları delen üçüncü kişilere de yöneltilmiştir. Bu tedbirlere aykırı olarak yapılacak işlemler OFAC’ın vereceği izne bağlıdır.
c) Ukrayna’dan Kaynaklı Yaptırımlar
ABD’nin Rusya’ya uyguladığı yaptırımların bir kısmı, Rusya’nın Ukrayna’ya olan harekâtı ile ilgilidir. Bu yaptırımlar aşağıdaki gibidir:
i. Engellenen İşlemler
ABD uyruklu veya ABD’de bulunan kişilerin OFAC tarafından düzenlenen yaptırım listesinde yer alan kişiler ile para transferi, ticaret, ihracat ve sair işlemlerde bulunması engellenmiştir.
ii. Sektörel Kısıtlamalar
Bu kısıtlamalar çerçevesinde ABD uyruklu veya ABD’de bulunan kişilerin, OFAC tarafından düzenlenen yaptırım listesinde yer alan kişiler ile her türlü borçlandırma ve sermaye ilişkisi belirli şartlar altında yasaklanmıştır. Ayrıca sualtı üretim ve araştırma işlemleri gibi Rusya’nın petrol kaynaklarına ulaşmasını sağlayacak her türlü hizmet, ürün, tedarik ve ihracat işlemleri yasaklanmıştır.
iii. Ticaret ve Yatırım Ambargosu
Kırım bölgesi için de bazı ambargolar uygulanmıştır. Örneğin, ABD vatandaşının Kırım bölgesinde yatırım yapması, Kırım bölgesinden herhangi bir ürün, hizmet, veya teknoloji unsurlarının ihracatı ve bu unsurların Kırım bölgesine ithalatı yasaklanmıştır.
d) ABD’nin Yaptırımlarının Türkiye’ye Etkisi
Türkiye ile Rusya arasında savaş sanayi ürünleri üzerinde geçmişte yapılmış bazı alım satımlar ABD tarafından Türkiye’ye yaptırım uygulanılabileceğini gündeme getirmiştir.
Ayrıca Türkiye Cumhurbaşkanlığı bünyesinde bulunan Savunma Sanayii Başkanlığı’na (SSB) yönelik ihracat lisansı ve teknoloji transferleri ABD tarafından yasaklanmış ve SSB Başkanı Dr. İsmail Demir’in malvarlığına yine ABD tarafından tedbir uygulanmıştır.
Aynı şekilde, ABD tarafından İran’a uygulanan ambargoları engellediği gerekçesiyle Halkbank’ın eski Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla yargılanmıştır. Söz konusu bu yargılamalar, hukuki olmaktan çok siyasi bir baskı aracı olarak gerçekleştirilmiştir.
Rusya’ya İngiltere Tarafından Uygulanan Yaptırımlar
Rusya’ya karşı İngiltere tarafından uygulanan yaptırımlar İngiltere Hazine Bakanlığı bünyesinde bulunan “Finansal Yaptırımların Uygulanması Daire Başkanlığı (OFSI)” tarafından yürütülmektedir. Bu yaptırımlar:
a) SAMLA Mevzuatı
İngiltere, AB’den ayrıldıktan sonra “Yaptırımlar ve Kara Para Aklama Hakkında Kanun (SAMLA)” ile kendine has yaptırımlar düzenlemiş ve kara para aklama üzerine kendi politikalarını belirlemiştir. Bu kanunla malvarlıklarının dondurulması, finansal hizmet ve marketlere erişimin engeli, iş ve işletmelerin kapatılması, İngiltere’ye giriş ve çıkışa ilişkin seyahat kısıtlaması, hava ve deniz araçlarının ticaretinin kısıtlanması gibi kısıtlamalar getirilmiştir.
b) 2019 Rusya Regülasyonları
İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılmasından sonra doğrudan Rusya’yı hedef alan yaptırımlar, 2019 yılında İngiltere tarafından belirlenmiş ve “Rusya Regülasyonları” adı altında mevzuata eklenmiştir. Bu regülasyonların bazıları şunlardır:
i. Finansal Yaptırımlar
Kredi, yatırım araçları, para piyasası araçları gibi finansal enstrümanların yaptırım listesinde bulunan kişi ve kurumlara temin edilmesi yasaklanmıştır. Ayrıca bu kişi ve kurumlarla muhabir banka ilişkisi kurulması yasaklanmıştır. Rusya’da bulunan taşınmazların satın alınmasına kısıtlama getirilmiştir. Rusya ile bağlantısı olan taraf ile ortaklık kurulması yasaklanmıştır. Bunun yanında, şirketlerin Rusya’da irtibat ofisi, şube veya iştirak açması yasaklanmıştır
ii. Çift Amaçlı Ürünlere İlişkin Yaptırımlar
Hem sivil hem de askeri amaçlarla kullanılabilecek kategorideki ürünlerin tedariği, teslimi, satışı, ihracatı yasaklanmıştır. Çift amaçlı ürünlerin endüstrilerine yatırım yapılması, teknik hizmetler verilmesi ve bu ürünlerin satışına aracılık edilmesi yasaklanmıştır. Ayrıca petrol işleme ürünleri, lüks tüketim ürünleri ve demir-çelik ürünlerinin ticareti yasaklanmıştır. Çift amaçlı ürünlerin oldukça geniş bir kapsamı olması sebebiyle bu yaptırımlar birçok ürün çeşidinde uygulanabilmektedir. Örneğin alüminyum, sanayinin birçok dalında kullanılıyor olmasına rağmen savaş sanayiinde de kullanılıyor olması sebebiyle Rusya’ya satışı yasaktır.
iii. Hizmet Sektörüne İlişkin Yaptırımlar
Rusya’ya iş yönetimi, danışmanlık, muhasebe, bilanço düzenlenmesi, insan kaynakları gibi hizmetlerin verilmesi yasaklanmıştır. İngiltere’nin limanlarının Rus menşeli gemilere hizmet vermesi yasaklanmıştır.
Sonuç
Yukarıda bahsedilen yaptırımlara maruz kalmamak ve ticari hayatlarına devam edebilmek için Türkiye’deki ve diğer dünya ülkelerindeki şirketlerinin çeşitli konulara dikkat etmesi gerekmektedir:
• Şirketlerin öncelikle ticari ortaklarının yaptırımlara tabi olup olmadığını, sonra ortaklarının bu yaptırımların sınırlarını aşıp aşmadığını değerlendirmesi gerekir.
• Şirketlerin, ticaretini yaptığı ürünlerin yaptırım listesinde bulunup bulunmadığını düzenli olarak kontrol etmesi, çift amaçlı ürünlerin Rusya ile ticaretinin yapılmamasına özen gösterilmelidir. Ürünlerin içeriğindeki metal oranı, alüminyum yüzdesinin bile değerlendirmede dikkate alınacağı unutulmamalıdır. Çift amaçlı ürünler kavramı, ucu açık olduğu ve yorumlamaya müsait olduğu için kapsamına hangi ürünleri aldığı konusunda değerlendirme yapılmalıdır.
• OFAC ve OFSI’ın getirdiği regülasyonlar yakından takip edilmeli, şirketin bu regülasyonlar ile uyumu sağlanmalıdır.
• Şirketler uzun vadeli stratejilerini düşünüp söz konusu ticaret için başka ülke opsiyonlarını değerlendirebilir. Günümüzde ihracatının büyük bir kısmını Batı ülkelerine yapan bir şirketin Rusya ile ilişkilerini geliştirmesi faydalı olmayacaktır.
Bu makale ile ilgili sorularınız için katkıda bulunan kişilerle veya info@npartners.com.tr adresiyle iletişime geçebilirsiniz.

