Kişisel Verilerin Korunması ve Yapay Zekâ: 2026 Yılında TBMM’ye Sunulan Yeni Kanun Teklifi Ne Getiriyor?
Giriş: Yapay Zekâ, Kişisel Veri ve Mevcut Hukuki Çerçeve
Yapay zekâ teknolojilerinin metin, görüntü, ses ve video üretiminde yaygın biçimde kullanılmaya başlanması, kişisel verilerin korunması hukukunu doğrudan etkileyen yeni risk alanları yaratmıştır. Özellikle bireylerin görüntüsü, sesi veya kimliğine ilişkin unsurların yapay zekâ sistemleri aracılığıyla işlenmesi ve çoğaltılması, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK”) kapsamında ciddi hukuki tartışmaları beraberinde getirmektedir.
Mevcut durumda KVKK, kişisel verilerin işlenmesine ilişkin genel ilkeleri, veri sorumlularının yükümlülüklerini ve idari yaptırımları düzenlemekte; ancak yapay zekâ ile üretilmiş veya türetilmiş içeriklere özgü açık ve özel bir düzenleme içermemektedir.
Bu çerçevede MHP Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan 8 Ocak 2026 tarihli 1 maddeden oluşan KVKK’da değişiklik öngören yeni kanun teklifi, yapay zekâ kaynaklı içeriklerin kişisel veri hukuku bakımından nasıl ele alınacağına ilişkin ilk doğrudan müdahale girişimlerinden biri olarak öne çıkmaktadır.
Yeni Kanun Teklifinin Temel Yaklaşımı ve Hedefi
Söz konusu kanun teklifi, yapay zekâ kullanılarak üretilen içeriklerin ilgili kişinin rızası olmaksızın paylaşılmasını, kişisel verilerin korunması hukuku kapsamında ele almayı amaçlamaktadır. Teklifin dikkat çeken yönü, yapay zekâyı bağımsız bir regülasyon alanı olarak değil, mevcut KVKK sistemi içerisinde düzenleme yoluna gitmesidir.
Bu kapsamda teklif ile:
- Yapay zekâ ile üretilen içeriklerin kişisel veriler üzerindeki etkileri görünür kılınmakta,
- Dijital platformların bu içeriklerin yayılması bakımından sorumluluk üstlenmesi hedeflenmekte,
- İhlaller bakımından idari para cezaları öngörülerek caydırıcılık sağlanması amaçlanmaktadır.
Yeni Teklifin Önceki Yapay Zekâ Kanun Teklifleri ile Karşılaştırmalı Değerlendirilmesi
Türkiye’de yapay zekâya ilişkin düzenleme arayışları 2024 ve 2025 yıllarında TBMM’ye sunulan çeşitli kanun teklifleri ile başlamıştır. Bu kapsamda sunulan üç ayrı yapay zekâ kanun teklifinin detaylı karşılaştırmasına ilişkin kapsamlı analiz, daha önce NPartners tarafından yayımlanan makalede ele alınmıştır:
KVKK’da değişiklik öngören yeni teklif:
- Yapay zekâyı doğrudan kişisel veri işleme faaliyetleri bağlamında ele almakta,
- Önceki tekliflerde öngörülen soyut ilke yaklaşımı yerine somut yaptırım mekanizmaları getirmektedir.
KVKK Merkezli Yapay Zekâ Düzenlemesine Eleştirel ve Hukuki Bir Bakış
Belirlilik İlkesi ve Tanımsal Eksiklikler
Teklifte, yapay zekâ tarafından üretilen içeriklerin hangi ölçütlere göre kişisel veri ihlali sayılacağı açık biçimde tanımlanmamıştır. KVKK’nın kişisel veri ve veri işleme tanımlarıyla doğrudan bağ kurulmamış olması, uygulamada belirsizlikler doğurmaktadır.
Rıza Kavramının Sınırları
Teklifte yer alan “ilgili kişinin rızası olmaksızın paylaşım” ibaresi, KVKK’daki açık rıza kavramı ile normatif olarak ilişkilendirilmemiştir.
Platform Sorumluluğu ve Yaptırımlar
Dijital platformlara idari para cezası öngörülmesi caydırıcılık açısından önemlidir. Bu yönüyle teklif, 5651 sayılı Kanun’daki sorumluluk rejimine benzer bir yaklaşım sergilemektedir.
Genel Değerlendirme
Sonuç olarak kanun teklifi, yapay zekâ ve kişisel veri ilişkisinin hukuken ele alınması bakımından önemli bir adım teşkil etmekte; ancak ikincil düzenlemeler ve uygulama rehberleri olmaksızın tek başına yeterli bir çerçeve sunmamaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)
Neden Yapay Zekâ Hukuku Alanında Uzman Bir Avukat ile Çalışmalısınız?
- Yapay zekâ ile üretilen içeriklerin KVKK kapsamında değerlendirilmesi,
- Açık rıza ve aydınlatma yükümlülüklerinin entegrasyonu,
- AB Yapay Zekâ Tüzüğü (EU AI Act) ile uyumlaştırma
Yapay zekâ ve KVKK kapsamındaki hukuki yükümlülükleriniz hakkında detaylı bilgi için Yapay Zekâ Hukuku ve Uyum Danışmanlığı sayfamızı inceleyebilirsiniz:

