Hükmün Açıklanıp Geri Bırakılması (HAGB) Kurumunu Düzenleyen Kuralın İptali

January 4, 2024

Hükmün Açıklanıp Geri Bırakılması (HAGB) Kurumunu Düzenleyen Kuralın İptali

2005 yılında sadece 18 yaşından küçük sanıklar için uygulanabilir olarak hukukumuza giren ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. Maddesinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin 5 ila 14. fıkralarında düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB)HAGB kurumunun Anayasa Mahkemesi, Trabzon 2. Asliye Ceza Mahkemesinin başvurusu üzerine, Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline oyçokluğu ile karar vermiştir.

01.06.2023 tarihinde alınan karar, Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girecek. İptal kararının 01.08.2023 tarihinde yayımlandığı dikkate alındığında, karar 01.08.2024 tarihinde yürürlüğe girecek ve aynı tarihte HAGB kurumu yürürlülükten kalkacaktır. Böylelikle 01.08.2024 tarihine kadar kanun hükmünün uygulanmasına devam edilerek HAGB kararı verilebilecektir.

HAGB kararı, ceza muhakemesinde erteleme kurumunun bir yansıması olarak kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder. Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan cezanın, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası olması, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum bulunmamış olması, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları bakımından yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılması, suçun işlenmesiyle oluşmuş zararın tamamen giderilmesi halinde mahkeme tarafından “HAGB kararı” verebilmektedir. 2010 yılında ilgili hükmün değiştirilmesiyle beraber sanık hakkında HAGB kararı verilebilmesi için sanığın kabul etmesi ek şartı getirilmiş ve üzerine atılı suçu işlemediği kanaatinde olan sanığa, hakkında kurulan hükme karşı kanun yoluna başvurma hakkı tanınmıştı.

Sanıkların kanunlarda belirtilen denetim sürelerine tabi tutulmasının yanı sıra mahkeme bir yıldan fazla olmamak üzere denetimli serbestlik tedbirlerinden birine hükmedebilmektedir. Denetimli serbestlik tedbirleri olarak sanığa meslek veya sanat sahibi olması için bir eğitim programına devam etmesi, gözetim altında ücret karşılığında çalıştırılması, belli yerlere gitmekten yasaklanması, belli yerlere devam etmesi gibi yükümlülükler yüklenebilmektedir. Sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde kasten bir suç işlemesi ve denetimli serbestlik hükümlerine uygun davranmaması halinde mahkemece açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp infaza geçilmekte aksi halde ise ilgili hüküm kaldırılarak davanın düşmesine karar verilmektedir. Bu süreçte mağdurun rızası aranmamaktadır. Uygulamada HAGB kararları genellikle muğlak ifadelerle ve somut gerekçe içermeden tesis edilmektedir.

İptal kararında HAGB kurumu öncelikle Anayasa Mahkemesi’ne yapılmış bireysel başvurular ve yaşam hakkı, işkence ve kötü muamele yasağını ihlal etmesi, ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı gibi birçok temel hak ve özgürlüğe müdahale teşkil etmesi ve kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermemesi bağlamında ele alınmıştır. Mahkeme, suç ve verilen cezanın orantılı olmamasının kişilerin maddi ve manevi varlığını tehlikeye soktuğunu kabul ederek HAGB kurumunun kişi dokunulmazlığını düzenleyen Anayasa’nın 17. maddesine aykırı olduğuna hükmetmiştir. İlk derece mahkemesi kararı henüz istinafa gitmeden sanığın HAGB’yi kabulü gerekmesi ve daha yargılamanın başında feragat etmek zorunda bırakılması bakımından da Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkına aykırı olduğunun altı çizilmiştir. Uygulamada HAGB kararı verildiğinde, hükmün bir parçası olmasına rağmen, güvenlik tedbiri özelliği gösteren müsadere kararı hukuki sonuç doğurmakta ve karar düştükten sonra dahi eşyaların doğrudan iade edilmediği görülmektedir. Bu sebeple Mahkeme, HAGB kurumunun Anayasa'nın 35. maddesinde öngörülen mülkiyet hakkının korunmasına ilişkin gerekliliklere uygun olmadığına karar vermiştir. Belirli ve etkili bir denetim yolu olmaması, hak ve hürriyetlerin ihlalinde başvuru hakkını düzenleyen Anayasa’nın 40. maddesine aykırı olması nedeniyle HAGB’ye karşı öngörülen itiraz kanun yolunu iptal eden karar ise 23.06.2023 tarihinde yürürlüğe girmişti.

Günümüzde Türkiye’de HAGB kararları mahkumiyet kararlarının yaklaşık dörtte birini oluşturmaktadır. Anayasa’nın 153. maddesinde Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geri yürümeyeceği açıkça düzenlenmiştir. Ceza hukukunda ise sanık lehine kanunun geriye yürümesi ilkesi esastır. Fakat HAGB kurumunun yürürlükten kaldırılmasının sonucu olarak mahkumiyeti ortadan kaldıran veya cezayı azaltan bir durum meydana gelmemesi bakımından iptal kararının geri yürümemesi ilkesi aynen uygulanacaktır. Sonuç olarak, verilmiş ve 01.08.2024 tarihine kadar verilecek HAGB kararları geçerliliğini korumaya devam edecektir. Bu tarihten sonra ise sanıklar doğrudan bir hapis cezası ile karşı karşıya kalabilecektir. Uygulamada, yürürlülük tarihine kadar dosyalarda HAGB kararı verilmesinden çekinilmesi, iptal kararı gerekçe gösterilerek kanun koyucu yeni bir düzenleme yapana kadar duruşmaların ertelenmesi muhtemel gözükmektedir.

Sonuç

Kanaatimizce, HAGB kurumunun hapis cezasını ertelenmesi kurumundan farklı olarak sank lehine daha sonuç doğurmaktadır. Ayrıca yargılamanın daha başında sanığa HAGB’dan yararlanıp yararlanılmayacağının hakim tarafından sorulması sanığın baştan ceza alacağının düşünmesine sebep olarak savunma hakkına gölge düşürmektedir. Ayrıca HAGB kararlarına karşı istinaf yolunun açık olmaması, HAGB kurumunun denetimine gölge düşürmektedir. Tüm bu sebeplerden ötürü Anayasa Mahkemesinin HAGB kurumunun kaldırılması yönündeki kararının isabetli olduğu kanaatindeyiz. Bu makale ile ilgili sorularınız için katkıda bulunan kişilerle veya info@npartners.com.tr adresiyle iletişime geçebilirsiniz.

Tüm Hakları Saklıdır © 2025 npartners.com.tr