Amerika Birleşik Devletleri’nin 2025 Tarihli İthalat Tarifesi Düzenlemeleri Ve Türkiye’ye Olası Etkileri
Amerika Birleşik Devletleri’nin (“ABD”) 14257 sayılı Başkanlık Kararnamesi (“Kararname”) ile ülkeler arası yapılan ticaretlerde ithalat özelinde getirilen yeni ithalat tarifeleri tanıtmıştır. Bu yazımızda tanıtılan bu gümrük tarifelerinin hukuki açıdan incelemesi ve Türkiye ticareti açısından değerlendirmesi yapılacaktır.
Karşılıklı Tarife nedir?
Karşılıklı tarife, bir ülkenin dış ticaret yaptığı diğer ülkelerin kendi mallarına uyguladığı mevcut gümrük vergilerine eşdeğer şekilde, o ülkelerden ithal edilen ürünlere vergi koyması şeklinde tanımlanır. Bu yaklaşım, ülkeler arasında karşılıklılık esasını öne çıkarır.. Belirli ve dengeli tarifelerin olmaması, ülkeler arasında ticari anlamda dengesizliklere yol açabilir. Şöyle ki; düşük gümrük vergisi uygulayan ancak başka ülkeler tarafından yüksek vergiye tabi tutulan bir ülke, kendi üretmiş olduğu malı yüksek vergiler nedeniyle o ülke pazarında rekabetçi şekilde satamaz. Buna karşın, gümrük vergileri düşük olan bu ülkenin pazarı, yabancı mallar için cazip hâle gelir ve ithalat artar. Bu da ilgili ülkenin dış ticaret açığı vermesine neden olur.Bu nedenle, karşılıklı tarife uygulaması; ticarette denge sağlamak, yerli üretimi desteklemek, müzakerelere zemin hazırlamak ve stratejik ticaret ilişkilerini geliştirmek açısından önemli yararlar sunar. Ancak bu tarifelerin ülkeler arasında bir baskı aracı olarak kullanılabilecek olması, uluslararası ticarette gerilimlerin yaşanması riskini de beraberinde getirir.
Karşılıklı Tarife Tarihsel Gelişimi
Karşılıklı tarife uygulamalarının modern hukuki dayanaklarından biri, 1934 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde kabul edilen Karşılıklı Ticaret Anlaşmaları Yasası olmuştur. Bu yasa, Büyük Buhran döneminde ticaretin daraldığı ve korumacılığın zirve yaptığı bir dönemde, dış ticareti yeniden canlandırmak amacıyla yürürlüğe girmiştir. Söz konusu yasa ile ilk kez ABD Kongresi, başkana tarifeleri düşürme ve diğer ülkelerle karşılıklı ticaret anlaşmaları yapma yetkisi vermiştir.Bu değişiklik, ABD ticaret politikasında korumacı anlayıştan daha açık ve iş birliğine dayalı bir modele geçişin başlangıcı olmuştur. II. Dünya Savaşı sonrasında uluslararası ticaretin yeniden inşasında da büyük rol oynamış; Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması gibi küresel iş birliğini amaçlayan sözleşmelerin oluşmasına katkı sağlamıştır. Günümüzde Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) çerçevesinde sürdürülen çok taraflı ticaret düzenlemelerinde de karşılıklılık ilkesi, halen temel ilkelerden biridir.
Günümüzdeki Gelişmeler
2 Nisan 2025 tarihinde yayımlanan 14257 sayılı Başkanlık Kararnamesi ile ABD, yeni bir düzenlemeye gitmiştir.Bu düzenleme ile ABD, ülkelere uyguladığı gümrük vergilerinde değişikliğe gitmiş ve her ülke için farklı oranlarda gümrük tarifeleri belirlemiştir.
Kararname’nin 2. Maddesi ile %10 oranında taban bir gümrük vergisi getirilmiştir:
Madde 2. Karşılıklı Tarife Politikası: Amerika Birleşik Devletleri'nin politikası, küresel ticaret akışlarını yeniden dengelemek amacıyla, burada aksi belirtilmediği sürece tüm ticaret ortaklarından yapılan tüm ithalatlara ek ad valorem (değere dayalı) gümrük vergisi uygulanacaktır. Tüm ticaret ortaklarından yapılan ithalatlara uygulanacak olan ek ad valorem (değere dayalı) gümrük vergisi başlangıçta %10 oranında olacak ve kısa bir süre sonra, bu emre ekli Ek I'de belirtilen ticaret ortakları için, Ek I'de belirtilen oranlarda artırılacaktır. Bu ek ad valorem (değere dayalı) vergiler, yukarıda tanımlanan temel koşulların yerine getirildiği, çözüldüğü veya hafifletildiği tarafımdan belirlendiği zamana kadar uygulanmaya devam edecektir.
Bu tarifenin uygulaması ise Kararname’nin 3. maddesinde belirtildiği üzere 5 Nisan 2025 olarak kararlaştırılmıştır.
Madde 3. Uygulama: (a) Bu emirde aksi belirtilmedikçe, Amerika Birleşik Devletleri'nin gümrük bölgesine ithal edilen tüm ürünler, ilgili yasal düzenlemelere uygun olarak, %10 oranında ek ad valorem (değere dayalı) gümrük vergisine tabi olacaktır. Bu vergi oranları, 5 Nisan 2025 günü saat 00:01'den (Doğu Yaz Saati) itibaren tüketime sunulmak üzere gümrükten giriş yapan veya antrepodan tüketime çekilen mallara uygulanacaktır. Ancak, 5 Nisan 2025 günü saat 00:01'den (Doğu Yaz Saati) önce yükleme limanında bir gemiye yüklenmiş ve nihai taşıma aşamasında olan mallar, bu saatten sonra tüketime sunulmak üzere giriş yapmış veya antrepodan çekilmiş olsalar dahi, söz konusu ek vergiye tabi olmayacaktır.
%10’luk vergilendirme taban olarak belirlenmiş olup daha yüksek vergi oranları bazı ülkeler için belirlenmiştir. %10’luk belirlenen standart vergi oranından vergilendirilecek olan ülkeler arasında Türkiye de vardır.
Ek vergilendirmeye tabi olacak ülkelerin başında ise Çin gelmektedir. Kararname’ye göre Çin’e uygulanacak gümrük vergisi oranı %34 olarak belirlenmiş olup 9 Nisan 2025 tarihinde getirilen yeni düzenlemeye göre Çin’e uygulanacak olan ek vergi oranı %125’e çıkarılmış olup mevcutta uygulanan %20’lik vergi ile birlikte Çin’e toplam %145’lik vergi uygulanacağı belirtilmiş ve bu karar aynı gün yürürlüğe alınmıştır. Diğer ek vergi getirilen ülkeler için belirlenen vergi oranlarının yürürlük tarihi olarak belirlenen 9 Nisan 2025 tarihi ise 90 gün ertelenmiştir . Kararname’de Çin dahil ek vergi getirilen ülkeler Ek 1’de belirtilmiştir.
| Country | Reciprocal Tariff (%) | Country | Reciprocal Tariff (%) |
| Algeria | 30% | Madagascar | 47% |
| Angola | 32% | Malaysia | 24% |
| Bangladesh | 37% | Mauritius | 40% |
| Bosnia and Herzegovina | 35% | Moldova | 31% |
| Botswana | 37% | Mozambique | 16% |
| Brunei | 24% | Myanmar (Burma) | 44% |
| Cambodia | 49% | Namibia | 21% |
| Cameroon | 11% | Nauru | 30% |
| Chad | 13% | Nicaragua | 18% |
| China | 145% | Nigeria | 14% |
| Côte d'Ivoire | 21% | North Macedonia | 33% |
| Democratic Republic of the Congo | 11% | Norway | 15% |
| Equatorial Guinea | 13% | Pakistan | 29% |
| European Union | 20% | Philippines | 17% |
| Falkland Islands | 41% | Serbia | 37% |
| Fiji | 32% | South Africa | 30% |
| Guyana | 38% | South Korea | 25% |
| India | 26% | Sri Lanka | 44% |
| Indonesia | 32% | Switzerland | 31% |
| Iraq | 39% | Syria | 41% |
| Israel | 17% | Taiwan | 32% |
| Japan | 24% | Thailand | 36% |
| Jordan | 20% | Tunisia | 28% |
| Kazakhstan | 27% | Vanuatu | 22% |
| Laos | 48% | Venezuela | 15% |
| Lesotho | 50% | Vietnam | 46% |
| Libya | 31% | Zambia | 17% |
| Liechtenstein | 37% | Zimbabwe | 18% |
| Malawi | 17% |
ABD’nin belirlediği bu yeni düzenleme DTÖ’nün temel sözleşmelerinden biri olan Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması’nın 1.maddesinde belirlenen En Çok Kayrılan Ülke (Most Favoured Nation) ilkesine aykırılık oluşturmaktadır. Bu sebeple ABD’nin DTÖ tarafından yaptırımlara tabi tutulması söz konusu olabilir.
Yeni Düzenlemenin Türkiye Açısından Olası Etkileri Yeni düzenlemeye göre Türkiye, ek vergilere tabi tutulmamış ve %10’luk standart tarife oranı ile vergilendirilen ülkeler arasında yer almıştır.
Daha önce birçok kalemde %0 veya daha düşük oranlarda gümrük vergisine tabi olan Türkiye için bu yeni oran artış anlamına gelmektedir. Bu artış, özellikle otomotiv, tekstil ve elektronik sektörlerinde ihracatın maliyetlerini artırabilir. Ancak Türk ihracatçılarının alternatif pazarlar araştırması, maliyet yönetimini optimize etmesi ve ABD pazarında fiyat ayarlamaları yapması, bu yeni düzenlemeye karşı alınacak en önemli stratejilerdir. Ayrıca belirtmek gerekir ki, Türkiye’nin diğer ülkelere kıyasla en düşük vergi diliminde yer alması, görece avantajlı bir durumdur. Özellikle tekstil sektörü açısından bu gelişme Türkiye lehine bir fırsat yaratabilir. ABD’nin Türkiye’ye tekstil sektörü özelinde uyguladığı vergi oranları ürün çeşidine göre %10 ile %20 arasında farklılık göstermekte olup Türkiye’nin tekstil alanında doğrudan rakibi olan Çin, Hindistan, Güney Kore, Pakistan, Tayvan gibi ülkelere daha yüksek oranlarda ek vergiler uygulanacak olması, Türkiye'nin ABD pazarında daha rekabetçi bir konuma gelmesini sağlayabilir.
Söz konusu düzenlemelerle birlikte, Türkiye'nin tekstil sektörü haricinde, AB ülkeleri ve ABD'ye ihracat yapan birçok Asya ülkesine kıyasla daha avantajlı gümrük tarifelerine sahip olduğu görülmektedir. Özellikle Hindistan, Bangladeş, Çin ve Endonezya gibi ülkelerin ABD ile ticarette yüksek gümrük vergilerine tabi tutulduğu dikkate alındığında, Türkiye'nin çok daha avantajlı bir konumda bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, önümüzdeki dönemde Türkiye'nin ABD'ye yönelik ithalatlarda bir ticaret merkezi haline gelmesi beklenmektedir.
KAYNAKÇA
1. Amerika Birleşik Devletleri, Başkanlık Ofisi (2 Nisan 2025) Başkanlık Kararnamesi No:14257https://www.whitehouse.gov/presidential-actions/2025/04/regulating-imports-with-a-reciprocal-tariff-to-rectify-trade-practices-that-contribute-to-large-and-persistent-annual-united-states-goods-trade-deficits/
2. Amerika Birleşik Devletleri, Başkanlık Ofisi (9 Nisan 2025) Karşılıklılık Esasına Dayalı Tarifelerin Değiştirilmesine İlişkin Başkanlık Kararnamesi,
https://www.whitehouse.gov/presidential-actions/2025/04/modifying-reciprocal-tariff-rates-to-reflect-trading-partner-retaliation-and-alignment/
3. Drumm, E., Naas, P. & Wright, G. (2025) "The New US Tariffs." Center for Strategic and International Studies (CSIS), 2025,
https://www.gmfus.org/news/new-us-tariffs
4. Eğilmez, M. (2025, Nisan) Trump'ın Gümrük Vergileri ve Türkiye, https://www.mahfiegilmez.com/2025/04/trumpn-gumruk-vergileri-ve-turkiye.html 5. Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması, 1947,
https://www.wto.org/english/docs_e/legal_e/gatt47_e.html
Bu makale ile ilgili sorularınız için katkıda bulunan kişilerle veya info@npartners.com.tr adresiyle iletişime geçebilirsiniz.

